Beden Dilinde Yüz ve Mimik Hareketlerinin Anlamları

Admin

Site Kurucusu
Yetkili Kişi
Kayıt
4 Şubat 2015
Mesajlar
284
Beğeniler
6
Şehir
Ankara
#1

Bir kişiyi başınızı hafif sağa veya sola eğerek( dikkatli dinleme hareketi ) arada başınızı aşağı yukarı hareket ettirerek( tasdik etme, onaylama hareketi ) ve gözleriniz hafif açık bir şekilde( konuyla ilgilenildiğini, alakadar olunduğunu gösteren göz hareketi ) dinlerseniz karşıda çok güzel bir izlenim bırakabilirsiniz. Bu yaptığınız hareketlerle, senin söylediklerinle çok ilgileniyorum, anlattıklarınla çok alakadar oluyorum, söylediklerin benim için çok anlamlı ve çok değerli, senin söylediklerine inanıyor ve sana güveniyorum, seni bütün kalbimle ve bütün vücudumla dinliyorum anlamlarını karşı taraftaki kişiye vermiş olursunuz. Bütün bunları sözele dökmek yerine birkaç küçük hareketle karşı tarafta anlatabilmek beden diliyle mümkün olmaktadır. Aslında beden dili muhteşem bir dildir. Çünkü sözel olarak dile getirmenin çok uzun olduğu veya dile dökülemeyen birçok duygu ve düşüncelerin, birkaç küçük hareketle karşıya anlatılmasını sağlayabilmektedir.
Gözlerin birden bire yani aniden açılması hayret etmek anlamına gelmektedir Gözleri fal taşı gibi açıldı tabiri gözün bu hareketindeki anlamından gelmektedir. Hayret ettiğimizi gözlerimiz çok kolay bir şekilde karşı tarafa anlatabilmektedir. Ağzın açılması da kişinin çok şaşırdığını, hayretler içinde kaldığını göstermektedir. Çok ilginç bir konuyu arkadaşınıza anlatırken muhtemeldir ki siz, bende bu konuyu ilk duyduğumda ağzım açık dinledim dersiniz. Örneğin Ayşe, Ali’nin söylediklerini duyunca gözleri birden fal taşı gibi açıldı veya Ali’nin söylediklerini ağzım açık bir şekilde dinledim.
Gözlerin hafif kısılması, anlatılanı anlamak için zamana ihtiyaç duyulduğu anlamına gelmektedir. Gözlerini hafif kısan bir kişi anlatılan şeyi anlamak için karşısındaki kişiden kendisine zaman tanımasını istemektedir. Eğer siz konuşurken karşınızdaki kişi gözlerini hafif bir şekilde kısıyorsa, sizin konuşmanıza ara vermeniz ve karşınızdaki kişinin söylediklerinizi anlamlandırması için karşıya zaman tanımanız gerekmektedir. Gözlerini hafif bir şekilde kısan kişi, anlatılanları anlamlandırmaya çalışıyordur. Bu sebepten dolayıdır ki, karşınızdaki kişinin konuşmasına izin vererek sizin söylediklerinize bir anlam vermesine fırsat tanımalısınız. Örneğin bir arkadaşınızla konuşurken, eğer arkadaşınız sizi gözleri kısık bir şekilde dinliyorsa muhtemelen arkadaşınız sizin söylediklerinizi anlayamamış ya da anlamaya çalışıyor demektir. Böyle bir durumda sizin konuşmanıza ara vermeniz ve arkadaşınızın konuşmasına fırsat tanıyarak anlayamadığı yerleri anlamasına yardımcı olmanız gerekmektedir.

Gözün birisinin kapatılması, verilen bilgilerin eksik bulunulduğunun bir göstergesidir. Karşınızdaki kişi eğer sizin anlattıklarınızı, gözünün biri açık diğeri kapalı bir şekilde dinliyorsa, senin verdiğin bilgi bana eksik geldi ve beni tatmin etmedi, bana daha fazla bilgi vermelisin demek istiyordur. Örneğin arkadaşınızla konuşurken arkadaşınız birden gözünün birisini kapatırsa orada bir boşluk oluşmuş ve arkadaşınız verdiğiniz bilgileri eksik bulmuş demektir. Böyle bir durum karşısında sizin daha çok bilgi vererek karşıyı tatmin edip, aydınlatmanız gerekmektedir.
Elle gözün birisinin açılması yani el ile bir gözün altından çekmek beni kandıramazsın anlamına gelmektedir. Bu hareket normalde yetişkin insanlar tarafından pek kullanılmamakta ve kullanıldığı zamanda hoş karşılanmamaktadır. Genelde çocuklar tarafından yapılan bir harekettir. Çocuklar bu hareketi yaparken genelde pışık derler. Bu hareketi yapan bir kişi karşısındaki kişiye, boşuna uğraşma beni kandıramazsın, ben böyle bir oyuna gelmem boş yere kendini yorma demek istemektedir. Örneğin bir arkadaşınıza şaka yaptığınız zaman arkadaşınız gözünün birisini eliyle aşağı doğru çekiyorsa bu hareketiyle ben bu şakayı yemem, bunun bir şaka olduğunu anladım, beni kandıramazsın demek istemektedir.
Gözbebekleri gözün içindedir. Olumlu bir duygu ve mutluluk halinde, gözbebekleri tam 450 kat büyümektedir. Olumsuzluk ve mutsuzluk halinde ise küçülmektedir. Gözlerin ve gözbebeklerinin kontrol edilmesi çok zor hatta imkânsızdır. Gözler duyguların en iyi yansıtıldığı organdır. Bundan dolayı gözler kalbin aynasıdır denilmektedir. En usta poker oyuncuları bile yüz(mimik ) hareketlerini kontrol edebilseler dahi gözlerini ve gözbebeklerini kontrol edemezler. Çünkü elleri iyi ise heyecanlanıp mutlu olurlar ve gözbebekleri büyür. Elleri kötü ise mutsuz olurlar ve gözbebekleri küçülerek rakiplerine mesaj vermiş olurlar. Bundan dolayı poker oyuncuları rakipleriyle göz teması kurmaktan kaçınırlar. Çünkü bilirler ki gözbebekleri kendilerini ele verecektir.

Yalan söyleyen insanlar da gözlerini kaçırırlar. Eğer konuşurken karşınızda ki sizinle göz temasını keserek gözlerini sizden kaçıyorsa, bu o kişinin yalan söylediğinin bir belirtisidir. Karşısında ki kişiyle göz temasını kesmenin yalan söylemek olduğunu bilen birisi ise bu sefer, yalan söylerken gözlerini karşısındakinin gözlerine diker. Doğal olanın dışındaki her davranış kişinin yalan söylenildiğinin bir belirtisidir.
Yandan bakış yani gözlerin sağa veya sola doğru kayarak bakması, karşı tarafı etkilemek, karşıyı kendine çekmek, bir aktris edası oluşturmak için yapılmakta ve bu davranış karşı tarafa kur yapma anlamı içermektedir. Örneğin bir pastanede otururken karşı tarafınızda oturan birisi size yandan yandan bakıyorsa, ben sizi beğendim, sizden hoşlandım, sizden elektrik aldım ve size kur yapıyorum demeye çalışıyordur. Eğer siz de karşınızdaki kişiden etkilendiyseniz muhtemelen aynı bakışlardan yaparak karşıya cevap vereceksinizdir. Ancak siz karşı taraftaki kişiden hoşlanmadıysanız hatta sizi sinirlendiriyorsa bu sefer dik dik bakarak karşı tarafta ki kişiye bir uyarıda bulunursunuz. Bu bakışınızla karşınızdaki kişiye ben senden hoşlanmadım, senden elektrik almadım, beni rahatsız edip durma, bana bakmaktan vazgeç demek istemektesiniz. Eğer kişi size bakmaya devam ediyorsa ellerinizi göğüs hizasında kavuşturarak oturursunuz. Yani ben sana kalbimi kapattım, kendimi kapattım, seninle iletişime geçmek istemiyorum, seninle bir diyalogum olsun istemiyorum demek istemektesiniz. Ancak kişi bu davranışlarınıza karşın bakmaya devam ediyorsa siz artık bu kişiye sırtınızı dönerek oturur ve onu görmemeye çalışırsınız. Bu davranışınızla ben seni artık yok sayıyorum, seni görmek dahi istemiyorum demek istemektesiniz. Ancak sizin bu davranışınıza karşın karşı taraf yerini değiştirerek tekrar sizin yüzünüzü görmeye başladıysa siz artık muhtemeldir ki bulunduğunuz yeri terk edersiniz. Hım bakın burada aslında iki taraf arasında hiçbir şekilde sözel bir konuşma, bir diyalog olmamakta, ancak her iki tarafta beden diliyle duygularını ve düşüncelerini anlatmaktadır. Bu ne kadar güzel bir şeydir. İnsanın konuşmak dışında, duygu ve düşüncelerini anlatabilmesinin başka alternatiflerinin olması, tek bir konuda birden fazla seçeneğe sahip olabilmek, bence Allahın bir lütfudur. Ne kadar çok seçenek o kadar çok rahatlık demektir.

Göz teması konuşmanın etkisini artırmaktadır. Özellikle çocuklara bir şey söylerken onların boyutuna inmek yani onların boyuna eşit gelecek şekilde eğilmek ve çocukla göz teması kurarak konuşmak çocuk üzerinde etkiyi artırmaktadır ki bu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Eğer çocuklarınız üzerinde daha etkili olmak istiyorsanız, onların boyutuna inerek konuşun bu hareketinizle hem etki alanınızı genişletmiş olacak hem de çocuğunuza onun çok değerli olduğunu hissettireceksiniz. Bu davranışınızla çocuk farkına varıldığını anlayacak ve kendisinin değerli olduğu hissini yaşayacaktır. Bakın küçücük bir davranışın çocuk üzerinde ne kadar büyük bir etkisi olabilmektedir. Değerli olduğunu hisseden çocuk daha bir özgüvenle büyüyecektir. Yani sizin bu basit hareketiniz çocuğun geleceği üzerinde de etkili olabilmekte ve çocuğun kendisine güven duymasını sağlamaktadır. Çocuğun kendisine değer verildiğini, anne ve babası tarafından önemsendiğini hissetmesi çocuk için çok önemlidir. Ve biz büyükler bunları birkaç küçük hareketimizle çocuklarımıza hissettirebilmekteyiz.
 
Yukarı Alt