Recebi Şerif ve Regaib Kandili

Admin

Site Kurucusu
Yetkili Kişi
Kayıt
4 Şubat 2015
Mesajlar
284
Beğeniler
6
Şehir
Ankara
#1
Recebi Şerif ve Regaib Kandili

Muhterem Müslümanlar!

Recep ayının Müslümanlar arasında büyük bir değeri ve müstesna bir yeri vardır. Bu ay yaklaşırken, uyanık Müslümanlarda, maddî ve manevî bir hazırlık başlar; Recep ayının feyzinden ve bereketinden istifade için hayır ve hasenatta bir çoğalma olur. Çünkü Recep ayı, içinde ulvî tecellileri ve İlâhî sırları saklamaktadır;

Receb-i Şerifin ilk cuma gecesi, Reğaib gecesidir.

Reğaib, ihsanlar ve bol vergiler manasınadır. Allah Teâlâ'nm kullarına İlâhî lûtfunun çokluğu, keremin bolluğu ve pek çok suçlu*nun bağışlanması sebebiyle bu geceye Reğaib gecesi adı verilmiştir.

Allah Teâlâ'nın n'ezdinde zamanların değerleri birbirine eşittir. Fakat bazı zamanlarda zuhura gelen ulvî hadiseler, o vakte diğerle*rinden daha üstün bir değer kazandırır.

Reğaib gecesi, ulvî gecelerden biridir. Bu gecenin hürmeti sebe*biyle Rabbimiz pekçok günahkârların hatalarını rahmet-i İlâhlsiyle bağışlar.

Reğaib kandilinin bu değeri nereden kazandığı hususunda çeşit*li beyanlar bulunmaktadır. Bunlardan biri, Hazret-i Amine validemiz böyle bir gecede Resûlullah Efendimiz'e hâmils olduğunu anladığı ve*ya Hazret-i Abdullah ile evlendiği nokta-i nazarıdır.

Doğum tarihi ile ana rahmine intikal zamanı arasındaki müd*detin, doğum müddetinden eksik olma ihtimali şu şekilde izah ve te*lif edilmektedir:

Arablar, cahiliyet devrinde bile, Receb-i Şerife hürmet gösterir*lerdi; bu ay girince harp ve doğuş yapmazlar, çapulculukta bulun*mazlardı. Fakat geçim sıkıntısına düştükleri zamanlarda, kabilelere ilân ederek ayların isimlerine takdim ve te'hir yaparlar; Cemaziyelâhire Recep; Recep ayına da Cemaziyel-âhir derlerdi. Bu şekilde ha*reketle, kendilerince, harbe müsaade hükmü çıkarırlardı.

Resûlullah Efendimiz'in peder ve valideleri, böyle ay isimlerinde değişiklik yapılan bir senede evlenmişlerdi. Aslında bu ay, Cemâziyel-âhir idi. Fakat isim değişikliği yapılması sebebiyle, Recep diye anıl*mış ve halk arasında böyle yayılmış bulunmaktadır.

Muhterem Müslümanlar!

Âlemi kaplayan küfür bulutlarını dağıtacak, kalplerde yer tutan bâtıl inançları değiştirip iman nurunu yerleştirecek Hazret-i Muham*med'in ana rahmine intikali, dünya tarihinde büyük bir dönüm nokta*sıdır.

Zira küfrün ve putperestliğin amansız düşmanı, nurun ve hida*yetin rehberi, fikirlerin fâtihi, fakirlerin hâmisi, yükselmenin teşvik*çisi ve ins-ü cin Peygamberinin dünyaya şeref vereceği zaman yak*laşmaktaydı.

Me'yusların ümitgâhı, yolunu şaşıranların delil-i râhı, perişan kimselerin penâhı ve çaresizlerin sebeb-i felahı Hazret-i Muhammed'-in nuru,. Hazret-i Abdullah'tan Hazret-i Âmine'nin ahuna intikal et*miştir.

Çok geçmeden doğacak, küfr-ü cehli kovacaktı. Zübde-i irfan, rahmet-i Rahman, muallim-i Kur'ân Peygamber-i âhirzaman âlemle*re yavaş yavaş gölge salıyordu.

Hâlik-i kâinatın habibi, «Levlâk» ikliminin meliki ve enbiya sil*silesinin serdârı Hazret-i Muhammed'in âlemleri şereflendireceği za*man yaklaşıyordu. Zaman zarfına sığmayacak bir büyüklüğe sahip Hazret-i Muhammed'in teşrifi; zamana, mekâna ve cinlere şeref ka*zandıracaktı.

Din kardeşlerim!

ilâhî esrar hazinelerini içinde saklayan mübarek Reğâib gecesine rağbet göstermek, gönlü uyanık her mü'minin şiarı olmalıdır. Bu ge*ce yaklaşırken oruç tutarak, kendini murakabe edip hesaba çekerek, istiğfarlar ederek derûnunu tasfiyeye çalışmalıdır. Zira, gönül nur-» lanmadıkça marifetullah zevki doğmaz.

Sür, çıkar ağyarı dilden tâ tecelli ede Hak. Padişah konmaz saraya hâne mâmur olmadan.

Bu geceyi ihya için kaza ve nafile namazı kılmalı, tevbe-i istiğfar etmeli, Kur'ân-ı Kerim ve salâvat-ı şerife okumalıdır. Günün mâna*sını birbirine anlatıp mü'min kardeşinin kandilini tebrik etmeli ve gecenin feyzini ruhumuza sindirmelidir.

Minarelerdeki kandiller gibi letâyif kandilleri yanmalı şule şu*le iklim-i ruhu "aydınlatmalıdır. Okunan sala sesleriyle coşmalı, camilere koşmalı ve yapılan nasihatlerden faydalanmahdır. Gökte me*lek, yerde m ü'minler gecenin tesldi için birbirleriyle yarışmalı, Allah Teâlâ'ya kullukta bulunmalıdır.


Yeni Hutbe Kitabi
 
Yukarı Alt